Gökyüzü Neden Mavi, Gün Batımı Neden Kırmızı?
Işığın atmosferdeki saçılması gökyüzünü gündüz maviye, akşam kızıla boyar. Tek bir fizik kuralının gün boyunca ürettiği renk değişimi.
Selin Yalçınkaya 4 dk okuma
Aynı gökyüzü, günün iki farklı saatinde tamamen farklı iki renk gösterir. Öğle vakti başımızı kaldırdığımızda derin bir mavi, akşamüstü ufka baktığımızda turuncudan kırmızıya uzanan bir bant görürüz. Havada renk değiştiren bir madde yoktur; değişen tek şey, güneş ışığının bize ulaşmak için atmosferde kat ettiği yolun uzunluğudur. Bu kadar sade bir sebep, gökyüzünün gün boyunca geçirdiği bütün renk değişimini açıklamaya yeter.
Beyaz Işık Aslında Karışımdır
Güneşten gelen ışık gözümüze beyaz görünür, oysa içinde mordan kırmızıya kadar bütün renkler bulunur. Bu renkler dalga boylarıyla ayrılır: mavi ve mor uçtaki ışık kısa dalga boyludur, kırmızı ve turuncu uçtaki ise uzun. Bir prizmadan geçen ışığın renklere ayrılmasının sebebi de budur. Atmosfer, bu karışıma seçici davranan bir ortamdır ve bütün mesele bu seçiciliktedir.
Saçılma Nedir?
Atmosfer, çoğunlukla azot ve oksijen moleküllerinden oluşur. Bu moleküller ışığın dalga boyuna göre son derece küçüktür. Işık böyle küçük parçacıklara çarptığında soğurulmaz, yön değiştirerek her tarafa dağılır. Bu olaya saçılma denir. Önemli olan nokta şudur: saçılmanın şiddeti dalga boyuna çok güçlü biçimde bağlıdır. Kısa dalga boylu ışık, uzun dalga boylu ışığa göre kat kat daha fazla saçılır.
Sonuç olarak güneşten gelen ışının içindeki mavi bileşen atmosferde defalarca yön değiştirir ve gökyüzünün her yerinden gözümüze gelir. Kırmızı ve turuncu bileşen ise büyük ölçüde yoluna doğrudan devam eder. Güneşe bakmadığımız hâlde gökyüzünün aydınlık ve mavi görünmesinin sebebi budur: baktığımız her yönden bize saçılmış mavi ışık ulaşır.
Peki Neden Mor Değil?
Mor ışığın dalga boyu maviden de kısadır, yani daha çok saçılır. O hâlde gökyüzü neden mor görünmüyor? İki sebebi var. Birincisi, güneş ışığında mor bileşenin miktarı maviye göre daha azdır. İkincisi ve daha belirleyici olanı, insan gözünün mor ışığa duyarlılığının düşük olmasıdır. Gözdeki renk algılayıcıları en güçlü tepkiyi maviye verir. Yani gökyüzü fiziksel olarak mor ile mavinin karışımıdır; biz onu mavi olarak görürüz.
Gün Batımında Ne Değişir?
Güneş tepedeyken ışık atmosferin en kısa kesitinden geçer. Ufka yaklaştığında ise aynı ışık, atmosferin içinde çok daha uzun bir yol kat etmek zorunda kalır; kabaca birkaç kat daha kalın bir hava tabakasını aşar. Bu uzun yolculuk boyunca mavi bileşenin neredeyse tamamı saçılarak yolun sağına soluna dağılır ve gözümüze ulaşmadan tükenir.
Geriye ne kalır? Saçılmaya en dirençli olan uzun dalga boyları: turuncu ve kırmızı. Bu yüzden gün doğumunda ve gün batımında güneşin kendisi de, çevresindeki gökyüzü de kızıla döner. Aynı fizik yasası, gündüz mavi, akşam kırmızı üretir. Değişen tek değişken, ışığın havada geçirdiği mesafedir.
Toz, Nem ve Renk Şiddeti
Bazı akşamlar gün batımı diğerlerine göre çok daha koyu ve doygun olur. Havada asılı toz, is, deniz tuzu ve su damlacıkları saçılmaya katkı yapar ve renkleri değiştirir. Bu parçacıklar molekülden büyük olduğu için dalga boyunu daha az ayırt eder; sonuç olarak gökyüzü beyazımsı, sisli bir görünüm alabilir. Yağmurdan sonra havanın yıkanmış olduğu akşamlarda gökyüzünün mavisi daha derin, batımın rengi daha temiz görünür.
Bulutların beyaz görünmesi de aynı ayrımdan gelir. Bulut damlacıkları ışığın dalga boyuna göre büyüktür ve bütün renkleri neredeyse eşit oranda saçarlar. Eşit saçılan renk karışımı ise beyazdır. Damlacıklar büyüyüp bulut kalınlaştıkça ışık içeriden geçemez ve bulutun altı griye döner.
Uzaktaki Dağların Mavimsi Görünmesi
Aynı olay yatay düzlemde de karşımıza çıkar. Uzaktaki dağ sıraları, yakındakilere göre daha soluk ve mavimsi görünür. Aradaki hava kütlesi ışığı saçtığı için dağın kendi rengi zayıflar, üzerine gökyüzünün maviye çalan saçılmış ışığı biner. Ressamlar yüzyıllardır bu etkiyi derinlik duygusu vermek için kullanır: uzağa yerleştirilen tepeler soluk mavi, öndekiler ise koyu ve kontrastlı boyanır.
Trafik ve deniz fenerlerinde uyarı ışıklarının kırmızı seçilmesinin arkasında da benzer bir mantık vardır. Kırmızı ışık havada daha az saçıldığı için sisli ve puslu havalarda daha uzaktan seçilebilir. Aynı sebeple akşam alacasında kırmızı bir tabela, mavi bir tabeladan daha net okunur.
Denizin Mavisi ve Atmosfersiz Gökyüzü
Denizin mavi görünmesi kısmen gökyüzünü yansıtmasından, kısmen de suyun kırmızı ışığı soğurup maviyi geri vermesinden kaynaklanır. Bu iki ayrı mekanizmadır ve bulutlu havalarda denizin kurşuni görünmesi yansımanın payını gösterir.
Atmosferi olmayan bir gök cisminde ise saçılacak bir ortam bulunmaz. Ay yüzeyinde güneş parlak biçimde gökte durur ama gökyüzü siyahtır ve yıldızlar gündüz de görünür. Dünya'da gökyüzünün renkli olması, bizi koruyan ince hava tabakasının en görünür yan etkisidir. Her sabah maviye uyanıp her akşam kızıla bakmamızın nedeni, başımızın üstünde bir atmosfer bulunmasıdır.